top of page

BU HAFTA ŞEHİRDE

İstanbul'da Bu Hafta
12 Ücretsiz Etkinlik

Atina'da Hafta Sonu Kaçamağı

Gregorian Ezgilerinden Barok Müziğe Yolculuk

WhatsApp Image 2024-09-17 at 20_edited.jpg

SERLİ KAFASI

Serli Seta Nişanyan
 

ŞEHRİN İNSANLARI

Gemini_Generated_Image_qww278qww278qww2.png

Necla Feroğlu, sanat ve edebiyat dünyasının içerisinde, şehrin kültürel dokusunu derinlemesine hisseden ve yaşatan bir isimdir. Ünlü yazarların editörlüğünü üstlenmiş, edebiyatın mutfağında yıllarca kıymetli eserlerin şekillenmesine katkıda bulunmuştur. Yazarlık atölyelerinde eğitmenlik yaparak, kalemine güvenen yeni kuşak yazarlara yol göstermekte ve onların hikayelerini bulmalarına rehberlik etmektedir. Bir moderatör olarak, edebiyat söyleşilerinde ve kültürel etkinliklerde derinlikli tartışmaların öncülüğünü yapmaktadır. İstanbul'un tarihsel ve edebi derinliğini kavramış, bu birikimi hem editörlük vizyonuna hem de eğitmenlik kariyerine yansıtmıştır. Şehrin sakinleri, sokakları ve tarihi dokusu, onun gözlemciliğinin ve hem yazar hem de eğitimci kimliğinin ana kaynağını oluşturur. Modern dünyada unutulmaya yüz tutmuş zarafeti, moderatörlük tarzında ve atölyelerindeki nezaketli iletişiminde korumaya özen gösterir. Toplumsal bir önder olarak, İstanbul'un kültürel hafızasına sahip çıkmak ve bu hafızayı yeni kuşak yazarlara aktarmak için çalışmalar yürütür. Kütüphanesi ve çalışma ortamı, editörlük birikiminin ve edebi tutkusunun bir yansımasıdır; burası onun için şehre dair hikayelerin pişirildiği özel bir sığınaktır.

Gemini_Generated_Image_46voae46voae46vo.png

Ara Güler, şehrin sadece dış görünüşünü değil, insanının yüzündeki kederi, neşeyi ve umudu belgeleyen, İstanbul'un gerçek sahibi ve yaşayan hafızasıdır. Dünya Çapında Bir Vizör: Sadece İstanbul'u değil, dünya çapındaki önemli sanatçıları ve siyasi liderleri fotoğraflayarak, objektifini evrensel bir sanat diline dönüştürmüştür. Siyah-Beyazın Şairi: Renklerin gürültüsüne ihtiyaç duymadan, ışık ve gölgenin diliyle şehre dair şiirsel bir anlatı kurmuştur; onun fotoğrafları dilsiz birer hikaye anlatıcısıdır. Bir Zanaatkarın Titizliği: Fotoğrafı sadece bir anı dondurmak değil, bir "durum"u kavramak olarak tanımlamış; bir fotoğrafçıdan ziyade bir fotoğraf sanatçısı ve gözlemci olarak anılmayı tercih etmiştir. Sokakların Tanığı: İstanbul'un arka sokaklarını, Karaköy'ün eski liman dokusunu ve şehrin unutulmaya yüz tutmuş gündelik anlarını, insani bir sıcaklıkla ölümsüzleştirmiştir. Kültürel Bir Köprü: Hem yerel değerleri evrensel bir sanat kalitesine taşıyarak hem de dünya sanatını İstanbul ile buluşturarak, kültürlerarası bir köprü vazifesi görmüştür. Arşivci ve Belgeleyici: Fotoğrafçılığı bir gazetecilik ciddiyetiyle icra etmiş, her karesini şehrin değişen yüzüne karşı tutulmuş bir ayna gibi tasarlamıştır. Eserleri, bugün modern İstanbul'da yaşayanlar için geçmişe açılan en net pencere, şehrin tarihine vurulmuş en estetik mühürdür. Minimalist Estetik: Onun karelerinde hiçbir zaman gereksiz bir detay veya gürültü yoktur; o, fotoğrafın özüne, yani insana ve mekana odaklanan minimalist bir zarafeti savunur. Eserleri ile yaşayacak olan Ara Güler için İstanbul bir başkadır. Şehir ne kadar modernleşirse modernleşsin, Ara Güler'in çektiği o karelerdeki İstanbul, ruhunu ve o kadim hüzünlü güzelliğini her daim korumaya devam edecek.

Gemini_Generated_Image_iuog5fiuog5fiuog.png

Oyuncakların Şairi: Sunay Akın, dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla kurduğu müzelerle, tarihe ve insanlığa çocukluğun o saf ve meraklı bakış açısıyla yaklaşır. Anlatının Ustası: Bir sahne sanatçısı ve yazar olarak, olayları ve nesneleri birbirine bağlayarak kurduğu hikayeleriyle, dinleyicilerini zamanlar arasında bir yolculuğa çıkarır. Şehrin Detaycısı: İstanbul'un sokaklarında, binaların cephelerinde veya unutulmuş bir mektubun satır aralarında, kimsenin fark etmediği o küçük ama kıymetli detayları yakalayıp gün yüzüne çıkarır. Tarih ve Şiir Buluşması: Şiirsel dilini, tarihsel verilerle birleştirerek geçmişin tozlu raflarında kalan yaşanmışlıkları, bugünün insanına yepyeni bir bakış açısıyla anlatır. Kültürel Bir Kütüphaneci: O, sadece kendi kitaplarını yazan bir yazar değil, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını korumaya çalışan bir kütüphaneci ve arşivcidir. Merakın Elçisi: İnsanın içine düştüğü o rutin hayatın içinde, merak duygusunu ve "neden" sorusunu canlı tutarak, öğrenmeyi bir macera haline getirir. Sahne ve Söz: Moderatörlük ve sahne performanslarında, kelimeleri bir kuyumcu titizliğiyle işleyerek, izleyiciyi hem güldüren hem de derin düşüncelere sevk eden bir atmosfer yaratır. Geçmişin Zarafeti: Modern zamanların hızlı temposuna inat, geçmişin naifliğini ve incelikli yaşam tarzını eserlerinde bir rehber gibi kullanır. Kelimelerle Resim Yapmak: Yazdığı her metinde, okuyucunun zihninde adeta filmler kurgulayan görsel bir anlatım dili kullanır; bu da onun edebi tarzının en belirgin özelliğidir.

Gemini_Generated_Image_alcfdsalcfdsalcf.png

Cenk Taşkan, Türk pop müziğinin altın çağında besteleri ve düzenlemeleriyle çok sayıda unutulmaz esere imza atmıştır. Türk pop müziğinde melodik zenginliği ve güçlü armoni bilgisiyle tanınır; onun besteleri, duygusal derinliği olan "hit" şarkıların temelini oluşturmuştur. Aranjörlük Dehası: Sadece beste yapmakla kalmamış, aynı zamanda diğer sanatçıların eserlerine yaptığı düzenlemelerle o dönemki popüler müziğin sound'unu belirleyen isimlerden biri olmuştur. Kültürel Birikim: İstanbul'un çok kültürlü dokusunu müziğine yansıtmış, farklı müzikal formları kendi üslubuyla harmanlayarak dinleyiciye sunmuştur. Yıllar içerisinde genç müzisyenlere yol göstermiş, edindiği teknik ve teorik birikimi bir rehber gibi yeni kuşaklara aktarmıştır. Klasik müzik eğitimi ve birikimini, modern pop müziğin dinamikleriyle birleştirerek eserlerinde özgün bir denge kurmuştur. Zanaatkar Titizliği: Bir besteyi oluştururken her nota üzerinde ayrı ayrı duran, teknik mükemmeliyetçiliği elden bırakmayan bir zanaatkar titizliğine sahiptir. İstanbul'un hem eski hem de yeni halini notalarında yaşatan Taşkan, şehrin müzikal hafızasının en kıymetli temsilcilerinden biri olmaya devam etmektedir.

Ekran Resmi 2026-06-04 15.02.11.png

Süleyman Saim Tekcan, sadece bir ressam değil, aynı zamanda gravür sanatının Türkiye'deki en önemli temsilcilerinden ve öğreticilerinden biridir. At Figürünün Efendisi: Sanat pratiğinde "at" figürü merkezdedir; atları hem mitolojik bir öğe hem de estetik bir form olarak ele alarak eserlerinde ölümsüzleştirmiştir. Uzun yıllar sanat eğitimi alanında akademisyen olarak görev yapmış, pek çok genç sanatçının yetişmesine rehberlik etmiştir. Gravür sanatının teknik derinliğini Türkiye'de yerleştirmiş, bu disiplinin sanatsal bir ifade biçimi olarak gelişmesine öncülük etmiştir. Eserlerinde Türk sanatının kadim değerlerini, tarihsel sembolleri ve estetik mirasını çağdaş bir dille yeniden yorumlayan Tekcan, sanatın sadece üretilmesiyle değil, korunmasıyla da ilgilenerek, İstanbul'da sanat müzeleri ve galerileri kurarak sanatsal bir ekosistem oluşturmuştur. Çalışmalarında, özellikle gravür ve resim tekniklerinde, zanaatkar titizliğiyle hareket eder; her detay sanatçının estetik vizyonunu yansıtır. Teknik mükemmeliyetciliğinin yanı sıra yerel sembolleri (at, Anadolu motifleri vb.) evrensel bir sanat diliyle birleştirerek eserlerinin küresel ölçekte anlaşılmasını sağlamıştır. Süleyman Saim Tekcan, sanatın sadece galerilerde sergilenen yönüyle değil, atölye aşaması, malzeme bilgisi ve üretim süreciyle de eserlerini en üst seviyeye çıkaran bir sanatçıdır. Şehrin Hafızası: İstanbul'un sanat hayatının yaşayan çınarlarından biri olarak, şehrin sanatsal hafızasına sahip çıkmakta ve bu hafızayı geliştirmeye devam etmektedir.

HAFTA SONU REHBERİ

Gemini_Generated_Image_kytpwakytpwakytp_edited.jpg
Gemini_Generated_Image_5u27b5u27b5u27b5.png

İSTANBUL: İki Kıtada Zaman Yolculuğu * 1. Gün: Sultanahmet Meydanı, Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı’nı gezip Mısır Çarşısı’na inin. Akşam Karaköy'de balık-ekmek yiyin. * 2. Gün: Vapurla Kadıköy'e geçin, Moda’da yürüyün. Öğleden sonra Kuzguncuk’un cumbalı evlerinde kahve için. * Gastronomi: Tarihi Sultanahmet Köftesi (piyaz ile). * Fotoğraf: Kuzguncuk sokakları ve Galata Köprüsü. * Pratik: İstanbulkart şart. İlkbahar ve sonbahar ziyareti en iyisidir; kat kat giyinin. ☕ İstanbul’un En İyi Kahvaltı Durakları 1. Boğaz Hattı (Manzaralı ve Klasik) * Namlı Gurme (Karaköy): Şehrin en köklü şarküterilerinden biridir. Peynir, zeytin ve pastırma çeşitlerini vitrinden seçip kendi tabağınızı oluşturursunuz. Pazar günü biraz kalabalık olabilir, erken saatte gidin. * Müze Gazhane (Hasanpaşa): Tarihi bir endüstriyel alandan dönüştürülen bu mekanda, hem tarihi atmosferi soluyabilir hem de modern bir kahvaltı yapabilirsiniz. 2. Tarihi Yarımada & Şehir Merkezi (Atmosferik) * Hafiz Mustafa 1864 (Sultanahmet/Sirkeci): Geleneksel bir Osmanlı kahvaltısı arıyorsanız burası doğru adres. Bal-kaymak ikilisi ve ev yapımı reçelleri ile ünlüdür. * Saray Muhallebicisi (Beyoğlu): Klasik bir İstanbul kahvaltısı için idealdir. Tavukgöğsü ve kazandibi ile ünlü olsa da, peynir çeşitleri ve sıcak poğaçaları oldukça başarılıdır. 3. Anadolu Yakası (Semt ve Keyif) * Çakmak Kahvaltı Salonu (Beşiktaş/Kadıköy hattında benzerleri): "Kaymak-bal" üzerine uzmanlaşmışlardır. Sade, hızlı ve lezzetli bir İstanbul kahvaltısı için en iyi seçenektir. * Moda Van Kahvaltı Evi (Moda): Eğer gerçek bir "Van Kahvaltısı" (murtuga, kavut, otlu peynir) istiyorsanız burası bir klasiktir. Moda’nın ara sokaklarında, samimi ve bol çeşitli bir sofra sizi bekler. 4. Kuzguncuk (Masalsı ve Huzurlu) * Metet Közde Döner (Kahvaltısı da meşhurdur): Kuzguncuk’ta yürüyüşe çıkmadan önce buranın zengin serpme kahvaltısını deneyebilirsiniz. * İsmet Baba’nın Yanındaki Küçük Kafeler: Kuzguncuk sahilinde, vapur sesleri eşliğinde, sadece taze demlenmiş çay ve güzel bir simit ile yapacağınız kahvaltı, lüks bir sofradan daha çok keyif verebilir. 💡 Kahvaltı Gurmesi Olmak İçin 3 İpucu 1. "Serpme" Değil, "Seçme": İstanbul'da her yerde "serpme kahvaltı" bulabilirsiniz ama gerçek İstanbul usulü, kendi istediğiniz peyniri ve zeytini seçip tabağınızı oluşturmaktır. 2. Sokak Lezzetlerini İhmal Etme: Bir sabahınızı sadece bir İstanbul Simidi ve taze bir beyaz peynir ile sahilde kahvaltı yaparak geçirmek, aslında en "İstanbul" deneyimlerinden biridir. 3. Çay Kültürü: Kahvaltının yanına "tavşan kanı" demli bir çay istemeyi unutmayın; İstanbul’da kahvaltı çaysız asla tamamlanmaz. Editörün Seçimi: Eğer vaktiniz kısıtlıysa; 1. gün Karaköy Namlı Gurme’de hızlı ve kaliteli bir başlangıç, 2. gün ise Moda'da uzun ve keyifli bir kahvaltı ile rotanızı taçlandırın.

KUZEYİN ZARİF ŞEHRİ * 48 Saatlik Plan: * 1. Gün: Gamla Stan'ın labirent sokaklarında kaybolun. Nobel Müzesi’ni ziyaret edin. * 2. Gün: Vasa Müzesi’ni görün, Djurgarden adasında doğa yürüyüşü yapın. * Gastronomi: Köttbullar (İsveç köftesi) ve Toast Skagen. * Fotoğraf: Stortorget Meydanı'ndaki renkli evler. * Pratik: SL uygulaması ile bilet alın. Yazın deniz girilir. Kışın termal içliksiz dışarı çıkmayın. Benden söylemesi! İsveç’te Tip C ve F prizler kullanılır, Türkiye ile uyumludur ancak yanınızda çoklu priz bulundurmak oteldeki tek priz sorununu çözer. Su Geçirmez Çanta Kılıfı/Cüzdan ve Rahat ve Su Geçirmez Ayakkabı: Stockholm bir adalar şehri olduğu için ani yağmurlara hazırlıklı olmakta fayda var. Gamla Stan'ın tarihi Arnavut kaldırımlı sokaklarında çok yürüyeceksiniz; ayağınızı yormayacak, su almayan bir model hayat kurtarır. Katmanlı Giyim: İsveç'te hava bir saat içinde bile değişebilir. "Soğan kabuğu" yöntemiyle (tişört, hafif kazak, yağmurluk/rüzgarlık) giyinmek en doğrusudur. Gün Işığı Faktörü: Yaz aylarında gidiyorsanız "beyaz geceler" nedeniyle gece yarısı bile hava aydınlık olabilir; kaliteli bir uyku bandı yanınıza almayı unutmayın. Nakit Durumu: İsveç neredeyse tamamen "nakitsiz" (cashless) bir toplumdur. Sokak başındaki en küçük bir kahvecide bile sadece kart geçmektedir. Yanınızda nakit taşımanıza gerek yok, temassız özellikli banka veya kredi kartınızın olduğundan emin olun. İçme Suyu: Musluk suyu dünyanın en temiz sularından biridir. Yanınızda boş bir matara taşıyın ve her yerden doldurup için; hem bütçenizi korur hem de plastik tüketimini azaltırsınız. Fika Molası: İsveç kültürünün vazgeçilmezi "Fika"dır. Sadece bir kahve molası değil, sosyal bir ritüeldir. Yanında mutlaka tarçınlı çörek (Kanelbulle) yemeyi ihmal etmeyin. Müze İpuçları: Stockholm'deki müzelerin çoğu pazartesi günleri kapalı olabilir veya çalışma saatleri değişebilir. Gitmeden önce müzelerin web sitelerinden güncel saatleri mutlaka kontrol edin. Djurgarden Ulaşımı: Adalar arası geçişte mutlaka tekne (feribot) kullanmayı deneyin. Hem toplu taşıma kartınız (SL uygulaması) geçerlidir hem de şehri denizden görmek bambaşka bir bakış açısı sunar. Alkol: İsveç'te alkol satışı "Systembolaget" adlı devlet tekelindeki mağazalardan yapılır ve saatleri oldukça kısıtlıdır. Marketlerde sadece çok düşük alkollü içecekler bulabilirsiniz.

ŞEHRİN KÜTÜPHANESİ

MEKANLAR & AZICIK GURME

bottom of page